Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 162

II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Madde 162 - Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

I-)Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 16.06.2004, E: 2004/2-363, K: 2004/359:

“… Kocanın açtığı asıl dava; evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma, kadının açtığı birleştirilen dava; pek fena muamele ve cana kast nedeniyle boşanma, manevî tazminat ve yoksulluk nafakası istemine ilişkindir.

Mahkemenin, ‘kocanın yanındaki sekreterle çok samimi konuşma ve davranış içinde bulunmasından eşinin rahatsız olduğu, tabii olarak eşini kıskandığı, kocanın eşini dövdüğü, evine bakmadığı, eşine hakaret edip, aşağıladığı, en son tartışmada eşini dövdüğü sırada kadının eşinin arabasını taşlaması, eve almaması ve kolunu ısırması gibi davranışlarının kocanın çok ağır kusuru karşısında kendisini savunmaya yönelik olduğu, şiddetli geçimsizliğin kocanın ağır kusurundan kaynaklandığı’  gerekçesiyle kocanın açtığı boşanma davasının reddine, kadının açtığı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, 10.000.000.000 TL. manevî tazminat ile aylık 200.000.000 TL. yoksulluk nafakasının kocadan alınarak kadına verilmesine dair verdiği karar yukarıda açıklanan nedenle boşanma yönünden Özel Daire’ce bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Bozma ilamında kadın tarafından yapıldığı belirtilen eşinin arabasını taşlaması, eve almaması ve kolunu ısırması eylemleri kocanın 12.04.2000 tarihinde açtığı boşanma davasından sonra, kadının 19.07.2000 tarihinde açtığı boşanma davasından öncedir. Bu nedenle, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kocanın açtığı boşanma davasında, kadının bozma kararına gerekçe yapılan bu davranışları henüz gerçekleşmediğinden, kadının da evlilik birliğinin temelinden sarılmasına neden olduğu kabul edilemez.

O halde, …kocanın açtığı boşanma davasının reddine, kadının açtığı boşanma davasının kabulüne dair verilen kararda direnilmesi usul ve yasaya uygundur. …”

2-) Y. 2. HD, T: 12.03.2008, E: 2007/21691, K: 2008/3289:

“… Dava Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde belirtilen pek kötü veya onur kırıcı davranış hukuki nedenine dayalı olarak açıldığı halde mahkemece, evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı gerekçe yapılarak (TMK.mad.166/1) boşanmaya karar verilmiştir. Bu nedenle delillerin Türk Medeni Kanununun 162. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucu itibariyle karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur …”

3-) Y. 2. HD, T: 24.02.2005, E: 2005/719, K: 2005/2799:

“… Davacı - davalı kocanın, davalı - davacı kadını dövdüğü sabittir. Kadının şahsi davasından vazgeçmesi, eşini cezadan kurtarmaya matuf olup, boşanma davası yönünden eşini affettiği anlamına gelmez …”

4-) Y. 2. HD, T: 18.04.2002, E: 2002/2499, K: 2002/5432:

“… Davacı 26.10.2000 günlü dilekçesi ile boşanmaya karar verilmesini istemiştir. Tanıklar davalının eşinin yüzünü tırnakla çizdiğini ve ağır hakaretlerde bulunduğunu ifade etmişlerdir. 27.10.2000’de rapor alınmış olması fiilin bu tarihte işlendiğini göstermez. Mahkemece; hazırlık evrakı düzenlenmişse bu evrakın istenilmesi, davacı tanıkların yeniden ifadelerinin alınması, sözünü ettikleri hadisenin davadan önce olup olmadığının açık olarak belirlenmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

II. Cana kast, pek fena muameleler

Madde 130

Karı kocadan her biri, diğeri tarafından hayatına kasdedilmesi veya kendisine pek fena muamelede bulunulması sebebiyle boşanma dâvası ikame edebilir.

Dâvaya hakkı olan karı veya kocanın boşanma sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde mezkûr sebebin vukuundan beş sene geçmesiyle boşanma dâvası sakıt olur.

Af halinde dâva mesmu olmaz.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 130 uncu maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki Kanunda “cana kast” ve “pek fena muameleler” boşanma sebebi olarak öngörülmüştür. Oysa uygulamada ve özellikle yargısal içtihatlarda eşlerden birinin diğerine karşı “onur kırıcı davranışta bulunması” da boşanma sebebi sayılmaktadır. Maddeye “onur kırıcı davranışta bulunma” sebebi de eklenmiş ve böylece “hayata kast”, “pek kötü davranış” ve “onur kırıcı davranış” olmak üzere madde üç boşanma sebebini kapsayacak hâle getirilmiştir.

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

Hükmün, kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nda bir karşılığı bulunmamaktadır. Hüküm İsviçre Medenî Kanunu’nun 26.06.1998 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2000 itibariyle değişikliğe uğrayan eski 138. maddesine tekabül etmektedir.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.