Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 168

II. Yetki

II. Yetki

Madde 168 - Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

I-) Yargı Kararları:

1-) YİBK, T: 16.03.1932, E: 1932/18, K: 1932/2:

“… Kanun, kocanın ikametgâhını kendisile beraber yaşamağa mecbur olan karının da ikametgâhı addettiği ve bir kimsenin aynı zamanda birden ziyade ikametgâhı olamıyacağı cihetle kocanın ikametgâhı belli olduğu takdirde karının ikame edeceği boşanma davalarında salâhiyattar hâkim, kocanın ikametgâhı hâkimi olduğu ekseriyetle takarrür etmiştir.”(RG. 11.06.1932; S: 2121).

Not: Bu kararın Türk Medeni Kanunu’nun yerleşim yerine ilişkin düzenlemeleri karşısında uygulanma kabiliyeti kalmamıştır.

2-) YHGK, T: 03.03.2010, E: 2010/2-63, K: 2010/119:

“… Davacı Moldova uyruklu, davalı ise Türk vatandaşıdır. Taraflar, 12.11.2004 tarihinde evlenmiş, eldeki dava ise davacı kadın vekili tarafından 06.10.2008 tarihinde İstanbul aile mahkemesinde açılmıştır.

Davalı, davacı ile müşterek ikametgahlarının İstanbul ilinde olmadığını, kendisinin ise Kayseri ilinde oturduğunu, bu nedenle Kayseri mahkemelerinin yetkili olması gerektiğini bildirerek, süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, davalının yetki itirazı kabul edilerek davanın yetki yönünden reddine, Kayseri Aile Mahkemesi’nin yetkili olduğuna karar verilmiştir. …

Bilindiği üzere, boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesi gereğince, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Bu hüküm kamu düzeni ile ilgili olmayıp, taraflara tanınmış seçimlik hak nedeniyle kesin yetki kuralı niteliğinde de değildir. Bu nedenle resen araştırma ilkesi de söz konusu değildir. Yetkisizlik ilk itiraz olarak ileri sürülmedikçe mahkemenin kendiliğinden araştırma yapıp, yetkisizliğe karar vermesi olanağı da bulunmamaktadır. …

Şu durumda; davalının yetki itirazında, davanın açıldığı yerin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer olmadığını, kendi oturduğu yer olan Kayseri mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş; davacının da duruşmada, şu anda Karaköy’de oturduğunu, Karaköy’e gelmeden önce davalı ile beraber Ümraniye’de 3.5 yıl oturduktan sonra ayrıldıklarını, ayrılınca davalının Kayseri’ye gittiğini ifade etmesine ve özellikle aynı celse davacı vekili tarafından imzalı beyanla mevcut duruma göre dosyanın karara bağlanması, delil bildirmeyecekleri yönünde beyanda bulunulmuş, bu beyana hazır bulunan müvekkilinin karşı çıkmamış olmasına göre, davanın açıldığı İstanbul mahkemelerinin ne eşlerden birinin yerleşim yeri ne de tarafların davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olmadığı, davalının yerleşim yerinin ise Kayseri olduğu anlaşıldığından, yeniden araştırma yapılmasını gerektirecek bir yön bulunmamaktadır.

O halde, mahkemenin aynı gerekçelere dayalı direnme kararı usul ve yasaya uygun olup; onanması gerekir. …”

3-) YHGK, T: 06.06.2007, E: 2007/2-331, K: 2007/332:

Bkz. madde 19.

4-) Y. 2. HD, T: 14.12.2006, E: 2006/11058, K: 2006/17583:

“… Davacı koca emekli olduktan sonra Edremit’te ev alarak burada oturmaya başlamıştır. Toplanan delillerden davacının Edremit’e sürekli kalma niyetiyle oturmakta olduğu anlaşılmaktadır. Dava yetkili mahkemede açılmıştır …”

5-) Y. 2. HD, T: 01.11.2006, E: 2006/7778, K: 2006/14768:

“… Yerleşim yeri(nin) her türlü delille ispat edilmesi imkân dâhilindedir. Toplanan delillerden eşlerin 8.2.1996’da evlendikleri, Ankara’nın muhtelif yerlerinde oturdukları ve davacı kadının üç yıl önce Ankara’yı terk ederek üç çocuğuyla birlikte Denizli’ye gittiği ve çocukların burada okula devam ettikleri anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının yerleşim yerinin Denizli olduğunun kabulü gerekmiştir …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

II. Salâhiyet

Madde 136

Salâhiyettar hâkim dâvacının ikametgâhı hâkimidir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 136 ncı maddesini karşılamaktadır.

Madde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilgilendiren bir konuyu düzenlemesine rağmen, kişi hâlleriyle ilgili önemli bir özel konu olması nedeniyle burada özel yetki kuralı koymanın yararları bulunmaktadır. Bu sebeple maddede özel yetki kuralına ilişkin hüküm korunmuştur. Ancak yürürlükteki madde, davacının boşanmada kusursuz, davalının kusurlu olduğu karinesinden hareketle davacıya kolaylık getirip, kendi yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açmasını kabul etmiştir. Oysa boşanmada kusur ilkesi terk edildiğinden yetki konusunda “eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturduktan yer mahkemesi”nin özel yetkisine yer verilmek suretiyle değişikliğe gidilmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

Türk Medenî Kanunu’nun 168. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun eski 144. maddesine kısmen paralel şekilde kaleme alınmıştır. Bu madde, İsviçre Medenî Kanunu’nun boşanma davalarında yetkili mahkemenin davacının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu kabul eden eski 144. maddesinden farklıdır. İsviçre Medenî Kanunu’nun 144. maddesindeki bu düzenleme 26.06.1998 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2000 itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.