Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 21

3. Yasal yerleşim yeri

3. Yasal yerleşim yeri

Madde 21 - Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer hallerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır.

Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 24.05.2010, E: 2010/6071, K: 2010/10001:

“… 1956 doğumlu Ethem ile 1958 doğumlu Erol, (Tomarza Sulh Hukuk Mahkemesi)’nin 27.01.1978 tarihli kararıyla o tarihte yürürlükte bulunan Türk Kanunu Medenisi’nin 355. maddesinde yer alan “akıl hastalığı” sebebiyle kısıtlanarak vesayet altına alınmışlardır. Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK md. 21/2). Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez (TMK md. 412/1, 462/14). Yerleşim yerinin değiştirilmesi halinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer (TMK md. 412/2). Açıklanan yasal hükümlere göre, vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, vesayet kararını veren vesayet makamının bulunduğu Tomarza’dır. Bu yerleşim yerinin değiştirildiğine ilişkin vesayet makamınca alınmış olan bir izin de bulunmamaktadır. O halde vasinin değiştirilmesine ilişkin isteğin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır....”

Not: Bu yönde bkz. Y. 2. HD, T: 22.02.2005, E: 2004/16454, K: 2005/2539.

2-) Y. 20. HD, T: 04.12.2008, E: 2008/15845, K: 2008/17328:

“… Dava, Türk Medeni Yasasının 352. ve devamı maddeleri uyarınca açılan çocuk mallarının korunması istemine ilişkindir.

Türk Medeni Yasasının 21. maddesine göre velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babanın ortak yerleşim yeridir.

Somut olayda; malların(ın) korunması istenen çocuğun annesi Esma Önal’ın ölmüş olduğundan küçüklerin babası Yusuf Yıldız’ın yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı hususu kuşkusuzdur.

Dosya kapsamından, Söke 2. Asliye Hukuk mahkemesince sağ kalan eşin adresi bilinemediğinden nüfusa kayıtlı olan yerin yerleşim yeri olduğu hususunda karine oluşturduğu gerekçesine dayanılmışsa da anılan hüküm yürürlükten kaldırıldığından mahkemece sağ eşin yerleşim yeri belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmeliydi. Bu durumda, uyuşmazlığın Söke 2. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde çözüme kavuşturulması gerekir. …”

Not: Bu yönde bkz. Y. 20. HD, T: 24.10.2005, E: 2005/12592, K: 2005/12810.

3-) Y. 2. HD, T: 14.11.2006, E: 2006/7735, K: 2006/15584:

“… Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince kısıtlama kararı verildiği, kardeşi Cem Algan’ın vasi atandığı anlaşılmaktadır. Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleştiğinin anlaşılması halinde, artık kısıtlının yerleşim yerinin vesayet makamının bulunduğu yer olduğunun (TMK.21/2) kabulü; yetkili vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerinin değiştirilemeyeceğinin (TMK.412/1, 462/14) gözetilmesi ve Cezaevi Müdürlüğünün yazısında hükümlünün şartla tahliye tarihinin 14.7.2005 olarak gösterilmiş bulunması karşısında şartla tahliyesinin bu tarihte gerçekleşip gerçekleşmediğinin de araştırılması, hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönler üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

3– Kanunî ikametgâh

Madde 21

Kocanın ikametgâhı karının ve ana ve babanın ikametgâhı velâyetleri altındaki çocuğun ve mahkemenin bulunduğu yer vesayet altındaki kimsenin ikametgâhı addolunur.

İkametgâhı belli olmayan kimsenin karısı, veya kocasından ayrı yaşamağa mezun olan kadın kendisine ayrı bir ikametgâh ittihaz edebilir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 21 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı velâyet ve vesayet altında bulunan kişilerin yerleşim yerlerini ifade etmek üzere “Yasal yerleşim yeri” şeklinde kaleme alınmıştır. Maddede ana ve babanın birlikte velâyet hakkına sahip olduğu durumlarda velâyet altındaki küçüğün yerleşim yerinin ana ve babanın yerleşim yeri olduğu hükme bağlanmıştır. Ana ve babanın ortak bir yerleşim yerinin bulunmadığı, eşlerin ayrı yaşadığı, boşanma hâlinde henüz velâyet hakkına sahip olmayan ana veya babanın söz konusu olduğu durumlarda çocuğun yerleşim yeri, çocuk kendisine bırakılan ana veya babanın yerleşim yeri olacaktır. Buradaki “çocuğun kendisine bırakıldığı” deyimi, fiilen çocuğu yanında alıkoyan ana veya babayı değil, bırakılmanın bir hakka dayanmasını ifade etmek üzere kullanılmıştır. Bir başka ifadeyle buradaki alıkoymak, fiilî durumu değil “hukuka uygun bırakılmayı”, ifade eder.

Ana ve baba velâyet hakkına sahip değiller ve çocuk bunlardan birinin korumasına bırakılmış da değilse, maddede çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri olarak kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri vesayet makamının bulunduğu yer olarak düzenlenmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

c. Wohnsitz nicht selbständiger Personen

Art. 25

1 Als Wohnsitz des Kindes unter elterlicher Sorge gilt der Wohnsitz der Eltern oder, wenn die Eltern keinen gemeinsamen Wohnsitz haben, der Wohnsitz des Elternteils, unter dessen Obhut das Kind steht; in den übrigen Fällen gilt sein Aufenthaltsort als Wohnsitz.

2 Bevormundete Personen haben ihren Wohnsitz am Sitz der Vormundschafts-behörde.

2-) CCS:

c. Domicile légal

Art. 25

1 L’enfant sous autorité parentale partage le domicile de ses père et mère ou, en l’absence de domicile commun des père et mère, le domicile de celui de ses parents qui a le droit de garde; subsidiairement, son domicile est déterminé par le lieu de sa résidence.

2 Le domicile des personnes sous tutelle est au siège de l’autorité tutélaire.

 

Not: İsviçre Medenî Kanunu’nun 25. maddesinin kenar başlığı ve ikinci fıkrası 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle değişikliğe uğramıştır.

 

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.