Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 295

I. Koşulları ve şekli

Üçüncü Ayırım 1

Tanıma ve Babalık Hükmü

 

A. Tanıma

I. Koşulları ve şekli

Madde 295 - Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.

Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.

Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 12.10.2005, E: 2005/11246, K: 2005/13986:

“… Davacı dilekçesinde küçük Burak’ın kendi çocuğu olduğunu ileri sürmüş olup, bu beyan küçüğün tanınmasına ilişkindir. Mahkemece tanınma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunun 321. maddesine aykırı olarak evlilik haricinde doğan ve annesi hanesinde nüfusa kayıtlı olan küçüğün davacının soyadını taşımasına sağlayacak ve idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde baba hanesine kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…”

2-) Y. 2. HD, T: 17.05.2004, E: 2004/5327, K: 2004/6352:

“… Türk Medeni Kanununun 295. maddesi tanımanın baba tarafından, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ile ya da resmi senetle veya vasiyetnameyle yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Davacı dilekçesinde küçük İclal’in kendi çocuğu olduğunu ileri sürmüştür. Bu beyan küçüğün tanınmasına ilişkindir. Mahkemece tanıma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanununun 321.maddesine aykırı olarak babanın soyadı ile baba hanesine yazılması şeklinde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır …”

Not: Bu kararlar değerlendirilirken Türk Medenî Kanunu’nun 321. maddesinin evlilik dışı çocuğun soyadının annesinin soyadı olacağına dair düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözden uzak tutulmamalıdır. Bkz. madde 321.

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

B TANIMA

I. Şartları ve şekli

Madde 291

Evlilik haricinde doğan çocuk babası tarafından veya babasının vefatı veya temyiz kudretinden daimî mahrumiyeti halinde babasının babası tarafından, tanınabilir.

Tanıma, resmî senet veya ölüme bağlı tasarrufla olur. Keyfiyet, tanınan kimsenin mukayyet bulunduğu mahallin nüfus memuruna bildirilir.

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 295. maddesi, Türk Kanunu Medenîsi’nin 291. maddesinin 1. fıkrasına kısmen; 2. fıkrasının 1. cümlesine ise tam tekabül etmektedir.

III-) İkinci Kısım Üçüncü Ayırımın Gerekçesi:

Bu Ayırımda, çocuk ile babası arasındaki soybağının tanıma ve babalığa dair hâkim hükmü aracılığıyla kurulması düzenlenmektedir. Yeni düzenlemede “sahih-gayrisahih nesep” farklılığı kaldırıldığı için, tanıma ve babalık hükmü, yürürlükteki Kanunun sistematiğinden farklı olarak, soybağının hükümlerinden önce düzenlenmiştir. Tanıma ve babalık hükmü, çocuk ile baba arasında “sahih olmayan nesep” değil, normal bir soybağı kurmaktadır.

IV-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 291 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, 1984 tarihli Öntasarının 281 inci maddesinin ilk üç fıkrasından aynen alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan, babanın ölümü veya ayırt etme gücünden devamlı surette yoksun bulunması hâlinde çocuğun babanın babası tarafından da tanınabilmesi olanağı maddeye alınmamıştır. Ölüm veya ayırt etme gücünün kaybı hâllerinde ana veya çocuk babalık davası açabilir.

Yapılan düzenlemede, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, tanımanın resmî senet veya vasiyetname ile yapılabilmesi yanında, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruda bulunmak suretiyle yapılması olanağı da öngörülmüştür.

İkinci fıkrada, tanıyacak kimsenin küçük veya kısıtlı olması hâlinde, tanıma işlemi için velisinin ya da vasisinin rızasına ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Bu, tanımanın doğurabileceği malî külfetler nedeniyle gerekli görülmüştür.

Üçüncü fıkra ise, başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuğun bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamayacağını, bu hususta doğabilecek bazı duraksamaları gidermek için, hükme bağlamaktadır.

Yürürlükteki Kanunun 292 nci maddesinde yer alan ve kısmen 1984 tarihli Öntasarının 281 inci maddesinin son fıkrasında da, birbirleriyle evlenmeleri yasak olan hısımların evlenmelerinden doğan çocukların tanınamayacağı hususunda korunan düzenleme ise, çocuğun menfaatleri bakımından uygun olmadığı gerekçesiyle alınmamıştır.

V-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Dritter Abschnitt: Anerkennung und Vaterschaftsurteil

A. Anerkennung

I. Zulässigkeit und Form

Art. 260

1 Besteht das Kindesverhältnis nur zur Mutter, so kann der Vater das Kind anerkennen.

2 Ist der Anerkennende unmündig oder entmündigt, so ist die Zustimmung seiner Eltern oder seines Vormundes notwendig.

3 Die Anerkennung erfolgt durch Erklärung vor dem Zivilstandsbeamten oder durch letztwillige Verfügung oder, wenn eine Klage auf Feststellung der Vaterschaft hängig ist, vor dem Gericht.

2-) CCS:

Chapitre III:

De la reconnaissance et du jugement de paternité

A. Reconnaissance

I. Conditions et forme

Art. 260

1 Lorsque le rapport de filiation existe seulement avec la mère, le père peut reconnaître l’enfant.

2 Si l’auteur de la reconnaissance est mineur ou interdit, le consentement de ses père et mère ou de son tuteur est nécessaire.

3 La reconnaissance a lieu par déclaration devant l’officier de l’état civil ou par testament ou, lorsqu’une action en constatation de paternité est pendante, devant le juge.

 

Not: TMK.m.295, İMK.m.260’tan farklıdır. İMK.m.260’a göre tanıma işleminde bulunacak kişinin kişisel hal sicili memuru huzurunda irade açıklamasında bulunması veya vasiyetname yapması ya da bu arzusunu babalığın tespitine ilişkin görülmekte olan bir davada mahkemeye yöneltmesi gerekir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İsviçre Medenî Kanunu’nun 260. maddesinin 2. fıkrası 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle değişikliğe uğramıştır.



1   Üçüncü Ayırım Türk Kanunu Medenîsi’nde “Sekizinci Bap / Nesebi Sahih Olmayan Çocuk” şeklinde idi.

 


Copyright © 2017 - 2024 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.
X