Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 298

a. Genel olarak

2. İlgililerin dava hakkı

a. Genel olarak

Madde 298 - Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler.

Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 29.04.2011, E: 2011/2-160, K: 2011/247:

“… Dosya içeriğine göre, küçük İlayda’nın 05.09.2003 doğumlu olup, davacının evlilik dışı ilişkisinden doğduğu ve bir başkasıyla evli olan dava dışı E. G.’nin hanesine “tanıma senedine” istinaden 30.06.2006 tarihinde tescil edildiği, küçük İlayda ile dava dışı E. G. arasındaki soybağının “tanıma” yoluyla kurulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere babalık davasının dinlenebilmesi için, çocuk ile üçüncü kişi arasında bir soybağı kurulmuşsa, öncelikle soybağının geçersiz kılınması gereklidir. Aksi halde babalık davası dinlenmez.

Dava dilekçesinin içeriğine bakıldığında, davacının tanıma yolu ile dava dışı E. G. adına oluşturulan soybağının geçersiz olduğunu ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve babalığa hükmedilmesini istediği görülmektedir. Nüfus kaydında baba olarak tescil edilmiş bulunan E. G.’nin davada yer alması kamu düzeni ile ilgili olduğundan, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmemiş olması, davacının tanımanın iptalini istemediği şeklinde yorumlanamaz.

O halde, Mahkemece davanın babalığa ilişkin bölümü tefrik edilip, ayrı bir esasa kaydedilmeli; öncelikle tanımanın iptali davası sonuca bağlanmalı, babalık davası bakımından da, iptal davası bekletici sorun yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Davanın tanımanın iptaline ilişkin bölümüyle ilgili olarak da, bu davada husumetin tanıyana yöneltilmesi (4721 s.TMK. md. 298/2), küçüğü davada temsil etmek üzere 17.07.2008 tarihli kararla atanan kayyumun duruşmaya çağrılarak davaya iştirakinin sağlanması ve göstermeleri halinde tarafların delillerinin toplanması, tanımanın iptali davasının tabii olduğu hak düşürücü sürelerin, davacı ana ve kayyum bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir…”

2-) Y. 2. HD, T: 16.02.2005, E: 2005/242, K: 2005/2196:

“… Davacı …,  davalılar  A. F. U. ile G. E.’ nin evlilik dışı ilişkisinden dünyaya geldiğini babasız kalmaması için annesi G. tarafından davalılardan M. A. B.’ nin hanesine kaydedildiğini belirterek A. F. U.’nun babası olduğunun tesbitini, soy isminin buna dayalı olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davacı … 2.9.1948 doğumlu olup Beyoğlu 5. noterliğinin 12.10.1948 gün 18553 sayılı tanıma senedine dayanılarak 25.10.1948 tarihinde M. A. B.’ nin üzerine tescil edilmiştir …” (dolayısıyla) “ … tanımanın iptali davası sonuçlanmadan babalık davası dinlenemez. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

Bu maddenin karşılığı için Türk Kanunu Medenîsi’nin iki hükmünü zikretmek gerekir:

1-) III. Refi

1– Ana veya çocuğun itirazı

Madde 293

Ana veya çocuk ve çocuğun vefatı halinde füruu, tanıyanın baba veya büyük baba olmadığı veya tanıma çocuk hakkında zararlı bulunduğu iddiasiyle, ıttılalarından itibaren üç ay içinde hâkime itiraz edebilirler.

Ahvali şahsiye memuru tanıyana yahut onun mirasçılarına itirazı bildirir. Bunlar üç ay içinde mahallî mahkemesine müracaatla, itirazın reddini isteyebilir.

2-) 2– Üçüncü şahsın itirazı

Madde 294

Gerek hazine gerek her hangi bir alâkadar, ıttıla tarihinden itibaren üç ay içinde salâhiyettar ahvali şahsiye memurunun bulunduğu mahal mahkemesinde; tanıma keyfiyetine itiraz edebilir. Muterizler, tanıyan kimsenin çocuğun baba veya babasının babası olmadığını veya tanımanın kanunen memnu bulunduğunu ispat mecburiyetindedirler.

III-) Madde Gerekçesi:

1984 tarihli Öntasarının 298 inci maddesinin ilk iki fıkrasından alınmıştır. Yürürlükteki Kanunun 293 ve 294 üncü maddeleri, itiraz hakkını anaya, çocuğa, çocuğun ölümü hâlinde onun altsoyuna, Hazineye ve diğer ilgililere tanımaktadır. Maddede ise anaya, çocuğa ve çocuğun ölümü hâlinde onun altsoyuna, Cumhuriyet savcısına, Hazineye ve diğer ilgililere tanımanın iptali davası açma hakkı tanınmıştır. Dava, ikinci fıkra gereğince, tanıyana veya tanıyan ölmüşse mirasçılarına yöneltilecektir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

II. Anfechtung

1. Klagerecht

Art. 260a

1 Die Anerkennung kann von jedermann, der ein Interesse hat, beim Gericht angefochten werden, namentlich von der Mutter, vom Kind und nach seinem Tode von den Nachkommen sowie von der Heimat- oder Wohnsitzgemeinde des Anerkennenden.

2 Dem Anerkennenden steht diese Klage nur zu, wenn er das Kind unter dem Einfluss einer Drohung mit einer nahen und erheblichen Gefahr für das Leben, die Gesundheit, die Ehre oder das Vermögen seiner selbst oder einer ihm nahe stehenden Person oder in einem Irrtum über seine Vaterschaft anerkannt hat.

3 Die Klage richtet sich gegen den Anerkennenden und das Kind, soweit diese nicht selber klagen.

2-) CCS:

II. Action en contestation

1. Qualité pour agir

Art. 260a

1 La reconnaissance peut être attaquée en justice par tout intéressé, en particulier par la mère, par l’enfant et, s’il est décédé, par ses descendants, ainsi que par la commune d’origine ou la commune de domicile de l’auteur de la reconnaissance.

2 L’action n’est ouverte à l’auteur de la reconnaissance que s’il l’a faite en croyant qu’un danger grave et imminent le menaçait lui-même, ou l’un de ses proches, dans sa vie, sa santé, son honneur ou ses biens, ou s’il était dans l’erreur concernant sa paternité.

3 L’action est intentée contre l’auteur de la reconnaissance et contre l’enfant lorsque ceux-ci ne l’intentent pas eux-mêmes.

 

Not: Türk Medenî Kanunu’nun 298. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun 260a maddesinin 1. ve 3. fıkrasına tekabül etmektedir.


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.