Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 4

III. Hâkimin takdir yetkisi

III. Hâkimin takdir yetkisi

Madde 4 - Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 10.05.2006, E: 2006/4-224, K: 2006/291:

“… Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Davaya konu olan işte davacının dava dilekçesinde yayında yer alan birden fazla sözcüğü dava nedeni yapmasına ve mahkemece de tazminat miktarının buna göre belirlenmesine, ne var ki yayında davacı için yapılan “küstah” nitelendirmesi dışındaki sözlerin davacının konum ve görevi gözetildiğinde eleştiri sınırları içinde kalmasına ve yukarda belirtilen ilkelere göre mahkemece takdir olunan 15 milyar TL. manevi tazminat miktarı çok fazladır. Açıklanan “küstah” nitelendirmesinin kişilik hakkına saldırı oluşturduğu, diğer dava konusu hususlar yönünden saldırı bulunmadığı gözetilerek manevi tazminat miktarının buna ve yukardaki ilkelere göre mahkemece yeniden ve daha az tutarda takdir edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir...”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

III. Hâkimin takdiri

Madde 4

Kanunun takdir hakkı verdiği ve icabı hale yahut muhik sebeplere nazaran hüküm vermekle mükellef tuttuğu hususlarda hâkim, hak ve nasfetle hükmeder.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki kanunun 4 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı 1984 tarihli Öntasarıdan alınmış, maddede yer alan “hak ve nısfetle hükmeder.” deyimi yerine, “hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” deyimi kullanılmıştır. Gerçekten maddede yer alan sadece “hak ve nısfetle hükmeder” ifadesi hâkimin önüne gelen olayda,  hukuku bir tarafa bırakıp sadece hakkaniyeti gözetecekmiş gibi bir kanı uyandırmaktadır. Oysa hâkim, takdir yetkisini kullanırken önce hukuka, daha sonra hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

III. Gerichtliches Ermessen

Art. 4

Wo das Gesetz das Gericht auf sein Ermessen oder auf die Würdigung der Umstände oder auf wichtige Gründe verweist, hat es seine Entscheidung nach Recht und Billigkeit zu treffen.

2-) CCS:

III. Pouvoir d’appréciation du juge

Art. 4

Le juge applique les règles du droit et de l’équité, lorsque la loi réserve son pouvoir d’appréciation ou qu’elle le charge de prononcer en tenant compte soit des circonstances, soit de justes motifs.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.