Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 588

IV. Hazinenin istemi

IV. Hazinenin istemi

Madde 588 - Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer.

Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 14.07.2011, E: 2010/9129, K: 2011/12295:

“… Davacı Hazine vekili, 711 ada (7) parsel numaralı taşınmazın paydaşlarından Melek ve Lütfiye’ye ait payların, bu kişilerin sağ olup olmadığı bilinmediğinden 30.04.1986 tarihinde kayyımla idaresine karar verildiğini, taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan izale-i şüyuu davası sonucu, satış suretiyle şüyuun izalesine karar verildiğini, bu karara istinaden taşınmazın satıldığını, Melek ve Lütfiye’nin paylarına düşen satış parasının Vakıflar Bankası Sarıyer Şubesinde "kayyım adına" açılan hesaba yatırıldığını, kayyımla idare süresinin on yılı aştığını ileri sürerek, satış bedelinin Hazine’ye irad kaydı için Melek ve Lütfiye’nin gaipliklerine, gaiplere düşen satış parasının Hazine’ye irad kaydedilmesine karar verilmesini istemiştir. Buna göre istek, Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesine dayanmaktadır. Husumetin kayyım İstanbul Defterdarlığına yönetilmesi, göstermesi halinde delillerinin toplanması, taşınmazın izale-i şüyuu kararına istinaden satışından önceki tapu kaydının getirtilmesi, dosyaya alınan Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25.12.1996 tarihli 1988/6 esas, 1996/18 karar sayılı kararında bahsedilen kişilerle ilgili verilmiş bir gaiplik kararının bulunmadığı da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, satıştan sonraki tapu kaydında Melek ve Lütfiye’nin pay sahibi olmadıklarından bahisle eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. …”

2-) Y. 2. HD, T: 04.05.2010, E: 2010/5599, K: 2010/8918:

“… Sarıyer Rumelikavağı, pafta 120, ada 946, parsel 6 nolu taşınmazın maliklerinden M.İ.G.’nin kim olduğunun bilinmediği, adresinin tespit edilemediğinden bahisle 3561 sayılı yasa uyarınca kendisine Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1994/298-430 sayılı kararı ile 01.06.1994 tarihinde İstanbul Defterdarı kayyım olarak atanmıştır. Adı geçen taşınmaz 21.07.1995 tarihinde ortaklığın giderilmesi suretiyle satılmış olup, gaipliğine karar verilmesi istenilen M.İ.G hissesi. 21.08.1995 tarihinde hesaba aktarılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesi uyarınca sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verileceği belirtilmiştir. Kendisine kayyım atanan M.İ.G. payının 01.06.1994 tarihinden bu yana kayyım tarafından idare edildiği toplanan deliller ve getirilen kayyımlık dosyasından anlaşılmıştır. Mahkemece gerekli ilanlar da yapılmış ye hiçbir hak sahibi ortaya çıkmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacı hazinenin Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesine dayalı gaiplik isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. …”

3-) Y. 2. HD, T: 08.11.2004, E: 2004/11822, K: 2004/13225:

“… Türk Medenî Kanununun 588. maddesi uyarınca Bekir kızı Hatice’nin gaipliğine karar verilmesi, gerekli ilânların yapılması, ilânlar üzerine hiçbir hak sahibinin tesbit edilmemesi üzerine taşınmazın hazine adına tescili gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

IV. Hazinenin talebi ile

Madde 530

Hayat ve mematı belli olmayıp ta malları on senedenberi mahkeme marifetiyle idare edilen yahut mallarını bu suretle idaresi on seneden aşağı olmakla beraber yüz yaşını ikmal etmiş olan kimsenin gaipliğine, hazinenin talebi üzerine hükmolunur.

Gaipliğe hüküm için lâzım olan ilân müddeti zarfında hiç bir hak sahibi zuhur etmezse, bu mallar hazineye intikal eder. Bu takdirde hazine mirasa vaz’iyed edenler hakkındaki hükümlere tevfikan gerek gaibe gerek müreccah hak sahiplerine karşı mesul olur.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 530 uncu maddesini karşılamaktadır.

Madde, kaynak Kanundaki aslına uygun olarak üç fıkra hâlinde arılaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır. Gaibin mirasçılarının kimler olduğunun kesin olarak bilinmemesi durumunda, mirası resmen yönetilir. Aynı şekilde, gaibe düşen bir miras payı da resmen yönetilir. Resmen yönetim on yıl sürmüşse ya da gaip sağ olsaydı yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine mahkemece o kişinin gaipliğine karar verilir.

İlân süresi sonunda hiçbir hak sahibi çıkmazsa, miras Devlete geçer. Ancak bu kural bu konudaki istisnaî özel hükümlere ters düşebilir. Bunu önlemek amacıyla metne “aksine hüküm bulunmadıkça” kaydı eklenmiştir. Örneğin: 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 2888 sayılı Kanunla değişik 29 uncu maddesinin son fıkrasında belli koşullar altında gaibin mallarının vakfa geçmesi kabul edilmiştir1.

Devletin mallara el koymasından sonra gaibin çıkagelmesi durumunda da, Devlet, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi (m.585) geri vermekle yükümlü olacaktır.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

IV. Verfahren von Amtes wegen

Art. 550

1 Stand das Vermögen oder der Erbteil eines Verschwundenen während zehn Jahren in amtlicher Verwaltung, oder hätte dieser ein Alter von 100 Jahren erreicht, so wird auf Verlangen der zuständigen Behörde die Verschollenerklärung von Amtes wegen durchgeführt.

2 Melden sich alsdann innerhalb der Auskündungsfrist keine Berechtigten, so fallen die Vermögenswerte an das erbberechtigte Gemeinwesen oder, wenn der Verschollene niemals in der Schweiz gewohnt hat, an den Heimatkanton.

3 Gegenüber dem Verschollenen selbst und den besser Berechtigten besteht die gleiche Pflicht zur Rückerstattung wie für die eingewiesenen Erben.

2-) CCS:

IV. Procédure d’office

Art. 550

1 La déclaration d’absence est prononcée d’office, à la requête de l’autorité compétente, lorsque les biens de la personne disparue ou sa part dans une succession ont été administrés d’office pendant dix ans, ou lorsque cette personne aurait atteint l’âge de 100 ans.

2 Si aucun ayant droit ne se présente dans le délai de la sommation, les biens passent au canton ou à la commune qui succéderait à défaut d’héritiers, ou, si l’absent n’a jamais été domicilié en Suisse, à son canton d’origine.

3 Le canton ou la commune en demeure responsable envers l’absent ou les tiers ayant des droits préférables, selon les mêmes règles que les envoyés en possession.

 


1   Madde gerekçesinde adı geçen 2762 sayılı Vakıflar Kanunu, 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Kanunun 80. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır (RG.27.02.2008; S: 26800).

 

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.