Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 598

IV. Mirasçılık belgesi

IV. Mirasçılık belgesi

Madde 598 - Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince (6217 sayılı ve 31.03.2011 tarihli Kanunun 19. maddesi ile eklenen ibare) 1 “veya noterlikçe” mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.

I-) Not:

Hükmün 1. fıkrasına 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile “…sulh mahkemesince …” ibaresinden sonra gelmek üzere “… veya noterlikçe …” ibaresi eklenmiştir.

II-) Anayasa Mahkemesi Kararı:

31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile hükmün birinci fıkrasında yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “veya noterlikçe” ibaresinin, Anayasa’nın 2., 9., 36. ve 37. maddelerine aykırı olduğu iddia edilmiştir. Bu itiraz Anayasa Mahkemesi’nin T: 01.11.2012, E: 2011/64, K: 2012/168 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Söz konusu karar için bkz. madde 164.

III-) Yargı Kararları:

1-) Y. 7. HD, T: 23.09.2010, E: 2010/3273, K: 2010/5033:

“… Dava dilekçesinde, miras bırak(a)nın sağlığında düzenlediği vasiyetname gereğince davacının mirasçı olarak atandığı vasiyetnamenin açılıp itiraz edilmeksizin kesinleştiği ileri sürülüp, MK. 598. maddesi gereğince atanmış mirasçılık belgesi verilmesi istenmiştir.

Mahkemece; miras bırakanın yasal mirasçılarınca Karşıyaka Sulh Hukuk Mahkemesinden mirasçılık belgesi aldıkları o belge iptal edilmeden yeni mirasçılık belgesi verilemeyeceği, bu durumda davanın mirasçılık belgesinin iptali davası olarak görülmesi gerektiği, böyle bir davanın da ancak alınmış mirasçılık belgesinde yasal mirasçı olarak gösterilen kişilerin davaya dâhil edildikten sonra görülebileceği yönünde ara kararı oluşturulmuş, bu ara kararına dayanılarak da yasal mirasçılar davaya dâhil ettirilerek yargılama sonunda vasiyetnameye dayanılarak davacıya tek mirasçılık belgesi verilmiştir.

Mirasçılık belgesi verilmesi davasının hasımsız olarak açılması yerleşik Yargıtay uygulamasıdır. Mirasçılık belgesinin iptali davası ise iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişilere husumet yöneltilerek görülmesi gereken davalardandır.

Daha önce alınmış mirasçılık belgesi var iken, yasal veya atanmış mirasçılardan herhangi birinin gerek yasal, gerekse atanmış mirasçılık belgesi verilmesi yönünde hasımsız olarak dava açmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Keza mirasçılık belgesi verilmesi davası hasımsız olarak açılacağından dava sonunda verilen karardan gerçek miras paylarının ketmedildiğini veya kendisinin mirasçı olarak gösterilmediğini ileri sürenlerin kararı temyiz etme hakkı bulunmaktadır. HUMK’un 74.maddesine göre hâkim tarafların talepleri ile bağlı olup, talep dışında karar veremez.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönersek; davacı MK’nın 589/2. maddesine göre vasiyetname ile atanmış mirasçı olduğu yönünde belge verilmesini istemiş olmakla davanın hasımsız açılmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın mirasçılık belgesinin iptali davası olduğu yönündeki mahkeme ara kararı HUMK’un 74.maddesine aykırıdır.

Öte yandan atanmış mirasçılık MK. 598. maddesi gereğince yasal mirasçılığı ortadan kaldıran bir neden değildir.

Atanmış mirasçı, miras bırakanın yasal mirasçıları ile olan soy bağını ortadan kaldıracak biçimde mirasçılık belgesinin iptalini isteyemeceği gibi, mahkemece de resen atanmış mirasçılık söz konusu olduğu gerekçesiyle mirasçılık belgesinin iptaline karar verilemez. …”

2-) Y. 7. HD, T: 08.04.2010, E: 2010/857, K: 2010/2046:

“… 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi hükmünde başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.12.1990 gün ve 1990/2-560 esas, 1990/622 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle hasımsız olarak açılan davalar çekişmesiz yargıya tabi olduğundan, bu davalar sonucunda verilecek kararlar şekli bakımından kesinleşmiş olsalar dahi maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmazlar. Dava ve ilam kavramları çekişmeli yargıya ait kavramlar olduğundan mirasçılık belgesi olarak nitelendirilemeyeceği gibi bu davalar sonucunda verilen kararlar klasik anlamda kesin hüküm sonucunu doğuran bir ilam da sayılmazlar. Bu nedenle açılan bu davalar sonucunda verilen kararların sonradan gerçeğe aykırı ve yanlış olduğunun anlaşılması halinde her zaman için aksi iddia ve ispat edilebileceği gibi tespit hükmü niteliğindeki bu kararların sonradan açılacak başka davalarda kesin hüküm oluşturması ve mahkemeleri bağlaması da düşünülemez. Bu konularda öğreti ve uygulamada tam bir görüş birliği mevcuttur. Bu olgunun sonucu olarak ister başkaları tarafından isterse kendisi tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda mirasçılık belgesi alınmış olsa dahi, daha önceki mirasçılık belgesinde mirasçıların ve miras paylarının belirlenmesinde hata yapıldığını öne süren her mirasçının hasımsız olarak açacağı yeni bir dava ile mirasçılık belgesi verilmesini isteme veya önceki günlü mirasçılık belgesinde kendilerine pay verilen diğer mirasçıları hasım göstererek bu mirasçılık belgesinin iptali ile gerçeğe uygun yenisinin verilmesi istemiyle dava açma hakkı bulunduğundan kuşku duymamak gerekir.

Mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin davalar tespit edici nitelikte çekişmesiz yargı kararları olduğundan anılan kararın verilmesine ilişkin isteklerde asıl olan ihtilaf yokluğudur. …”

3-) Y. 7. HD, T: 13.02.2009, E: 2009/602, K: 2009/523:

“… Dava mirasçılık belgesi istemine ilişkindir. Ali ve Leman’dan olma 1958 doğumlu Uğur’un eşi Seher’i kasten öldürdüğü dosya içeriğiyle sabittir.

Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunması mirasçılık belgesi istemine engel değildir. Ne var ki bu hallerin varlığı halinde “hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği” hususu hüküm yerinde işaret edilmek suretiyle tüm mirasçıları ve miras paylarını gösterir biçimde hüküm kurulması zorunludur. …”

4-) Y. 2. HD, T: 19.04.2005, E: 2005/3540, K: 2005/6336:

“…Mirasçılık belgesi, maddi bir olayın varlığın(ı) ve kişiler arasındaki irs ilişkisini tespit eden belgelerdir. Mirasçılıktan çıkarma (iskat) mirastan feragat ya da mirastan yoksunluk (mahrumiyet) hallerinin varlığı veraset belgesi verilmesine engel değildir. Mirasçılıktan çıkarma (iskat), mirastan feragat veya mahrumiyetin hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle ve bu durumlar yok sayılarak miras paylarını gösterir biçimde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir…”

5-) Y. 2. HD, T: 03.06.2003, E: 2003/6953, K: 2003/8147:

“… Muris Zekiye G. 13.12.2002 tarihinde vefat etmiş olup, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.02.2003 tarih ve 2003/153-107 esas ve karar sayılı veraset ilamına göre yasal mirasçıları kardeşi Emine R. G. ile yeğenleri Bedriye A., Kadriye İ. ve Bedri G.’dır.

Vasiyetçi ve muris Zekiye G. Karşıyaka 1. Noterliği’nin 30.01.1975 tarih ve 1333 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile kardeşi Emine R. G.’yı mirasçı atamıştır.

Sözü edilen vasiyet 13.03.2003 günlü oturumda okunmuş, mirasçılardan Kadriye İ. ve Bedri G. vasiyetnameye itiraz ettiklerini dava açma haklarının saklı tutulmasını, atanmış mirasçı vekili ise vasiyetnameye itiraz eden mirasçılara dava açmaları için süre verilmesini, açılacak dava sonucunun beklenmesini ve neticesine göre kendilerine mirasçılık belgesi verilmesini istemişlerdir. Mahkemece aynı oturumda verilen nihai kararla vasiyetnamenin açılıp okunması ile yetinilmesine, mirasçıların ilgili mahkemede dava açmakta muhtariyetlerine, mirasçı Emine R. G. vekilinin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Karar yasal ve atanmış mirasçı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 598/2. maddesinde “mirasçı atamaya ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye Sulh Mahkemesince atanmış mirasçı olduğunu gösteren bir belge verilir”, 598/4. maddesinde “ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır” hükümleri yazılır. Emine R. G. vasiyetname ile tek mirasçı olarak atanmıştır. Bu durumda Türk Medenî Kanunu’nun 598. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmak suretiyle sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması … yasaya aykırıdır. …”

IV-) Türk Kanunu Medenîsi:

IV. Malların itası

Madde 538

Vasiyetnamede mirasçı nasbedilmiş olup ta hakları kanuni mirasçılar yahut tarihi mukaddem bir tasarruf ile lehlerine teberru vâki olanlar tarafından sarahaten itiraza uğramayan kimseler, tebliğ tarihinden itibaren bir ay geçtikten sonra mirasçılık sıfatları hakkında ellerine resmî bir vesika verilmesini, sulh hâkiminden isteyebilirler. Her nevi butlan ve miras sebebi ile istihkak dâvaları hakkı mahfuzdur.

V-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 538 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kaynak Kanundaki ve yürürlükteki kenar başlığı içeriğiyle uyumlu değildir. Bu nedenle bu kenar başlık “Malların itası” yerine, “Mirasçılık belgesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Yürürlükteki madde, kaynak Kanunda olduğu gibi, sadece atanmış mirasçılara mirasçılık belgesi verilmesini düzenlemiştir. Oysa uygulamada yasal mirasçılara mirasçılıklarını belirleyen belge verilmesi büyük bir gereksinim olarak görülmektedir. Bu nedenle maddenin birinci fıkrasında yasal mirasçılara, ikinci fıkrasında ise, atanmış mirasçılara ve vasiyet alacaklılarına belge verilmesi düzenlenmiştir.

Mirasçılık belgesinin mirasçılık konusunda kesin bir hüküm oluşturmadığı, bunun geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği maddenin üçüncü fıkrasında hükme bağlanmıştır. Dördüncü fıkrada ise, mirasçılık belgesi verilmesi istendiğinde, ölüme bağlı tasarrufa dayanan mirasçılık hâlinde, bunların iptaline ilişkin dava hakkının saklı olduğu hükme bağlanmıştır.

VI-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

IV. Auslieferung der Erbschaft

Art. 559

1 Nach Ablauf eines Monats seit der Mitteilung an die Beteiligten wird den eingesetzten Erben, wenn die gesetzlichen Erben oder die aus einer früheren Verfügung Bedachten nicht ausdrücklich deren Berechtigung bestritten haben, auf ihr Verlangen von der Behörde eine Bescheinigung darüber ausgestellt, dass sie unter Vorbehalt der Ungültigkeitsklage und der Erbschaftsklage als Erben anerkannt seien.

2 Zugleich wird gegebenen Falles der Erbschaftsverwalter angewiesen, ihnen die Erbschaft auszuliefern.

2-) CCS:

IV. Délivrance des biens

Art. 559

1 Après l’expiration du mois qui suit la communication aux intéressés, les héritiers institués dont les droits n’ont pas été expressément contestés par les héritiers légaux ou par les personnes gratifiées dans une disposition plus ancienne peuvent réclamer de l’autorité une attestation de leur qualité d’héritiers; toutes actions en nullité et en pétition d’hérédité demeurent réservées.

2 Le cas échéant, l’administrateur de la succession sera chargé en même temps de leur délivrer celle-ci.



1   RG. 14.04.2011; S: 27905.

 

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.