Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 742

4. Doğal olarak akan su

4. Doğal olarak akan su

Madde 742 - Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.

Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez.

Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 22.03.2006, E: 2006/1-40, K: 2006/96:

“… Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davacıya ait bulunan 615 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait bulunan 853 parsel arasında anılan kayıt malikince yapılan duvarın davacı taşınmazına zarar verdiği ileri sürülerek, eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Yerinde yapılan uygulama sonucu dosyaya sunulan bilirkişi rapor ve krokileri ile diğer bilgilerden, dava dışı 854 parsel ile davacı ve davalı taşınmazları arasında bulunan sel sularının akışını sağlayan bir dere bulunduğu, dava dışı 854 parsel malikinin kendi mülkiyet alanını koruma amacıyla yaptığı duvarın, derenin tabii akışını engellediği ve bu suretle gerek davacı gerekse davalı taşınmazının zarar görmesine yol açtığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 743. maddesi hükmü dikkate alındığında, suların tabii akışlarının engellenemeyeceği açıktır. Buna aykırı işlemlerle taşınmazlara zarar verenlerin bu eylemlerinin engellenmesi gerekeceği de kuşkusuzdur.

Olaya bu düzenleme ve saptanan olgular açısından bakıldığında yasa hükmüne aykırı davranışın davalıdan sadır olmadığı sabittir. Davalı, dava dışı kişinin hukuka aykırı eyleminden dolayı kendi taşınmazını koruma düşüncesi ile yıkımı istenen duvarı yapmıştır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir... , gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

… Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında gerektirici nedenlere ve özellikle; 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 742. maddesinde, taşınmaz malikinin üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorunda olduğu belirtilerek, komşulardan hiçbirinin bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremeyeceği öngörüldüğünden, Yasanın yüklediği bu ödeve aykırı davranarak bir takım tesislerle suyun doğal akışını değiştirenlerin bu eylemlerinin engellenmesi gerektiğine; yapılan tahkikattan, yağmur sularıyla oluşan derenin kuzeyden güneye doğru davacıya ait 615 parsel sayılı taşınmazı kat ederek dava dışı 854 numaralı parsel içerisinden doğal akışını devam ettirmekte iken, 854 parsel maliki tarafından yapılan dolgu ve duvarın dere yatağını değiştirdiği, bu sula(rı) kendi taşınmazına kabul ile yükümlü bulunan dava dışı 854 parsel malikinin yasa hükmüne aykırı eylemiyle davacı ve davalı taşınmazlarının zarar görmesine yol açtığının anlaşılmasına; esasen, 853 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının, mecrası değiştirilmiş kendine zarar veren sula(rı) kabul ile zorunlu bulunmayıp, dava dışı kişinin eyleminden de sorumlu tutulamayacağına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ve davanın reddi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararın(a) uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır, Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

4- Kendi kendine akan suların cereyanı

Madde 666

Bir gayrimenkulün sahibi, üst taraftaki gayrimenkulde kendi kendine akan suları hususiyle kar, yağmur ve tutulmamış kaynak sularını kendi mülküne kabule mecburdur. Komşuların hiç biri diğerinin zararına bu cereyana mâni olamaz.

Bir gayrimenkulün aşağısında bulunan diğer gayrimenkule akan ve ona lâzım olan suyunu yukarıki gayrimenkul sahibi kendisine lâzım olan dereceden ziyade mülkünde tutamaz.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 666 ncı maddesini karşılamaktadır.

Madde İsviçre aslı olan 689 uncu maddeye uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir. Maddenin kenar başlığı da içeriğine uygun olarak ve artık dilimize yerleşmiş daha uygun sözcüklerle ifade edilerek “Kendi kendine akan suların cereyanı” yerine “Doğal olarak akan su” şeklinde değiştirilmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

4. Wasserablauf

Art. 689

1 Jeder Grundeigentümer ist verpflichtet, das Wasser, das von dem oberhalb liegenden Grundstück natürlicherweise abfliesst, aufzunehmen, wie namentlich Regenwasser, Schneeschmelze und Wasser von Quellen, die nicht gefasst sind.

2 Keiner darf den natürlichen Ablauf zum Schaden des Nachbarn verändern.

3 Das für das untere Grundstück nötige Abwasser darf diesem nur insoweit entzogen werden, als es für das obere Grundstück unentbehrlich ist.

2-) CCS:

4. Ecoulement des eaux

Art. 689

1 Le propriétaire est tenu de recevoir sur son fonds les eaux qui s’écoulent naturellement du fonds supérieur, notamment celles de pluie, de neige ou de sources non captées.

2 Aucun des voisins ne peut modifier cet écoulement naturel au détriment de l’autre.

3 L’eau qui s’écoule sur le fonds inférieur et qui lui est nécessaire ne peut être retenue que dans la mesure où elle est indispensable au fonds supérieur.

 

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.