Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 974

1. Aslî ve fer’î zilyetlik

II. Türleri

1. Aslî ve fer’î zilyetlik

Madde 974 - Zilyet, bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet olur.

Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet, diğeri fer’î zilyettir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 16. HD, T: 21.11.2003, E: 2003/11897, K: 2003/10898:

“… Çekişmeli taşınmazın öncesinin davacının babası Kadir’e ait olduğu, taşınmaza 30 yıldır davalının zilyet bulunduğu tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının zilyetliğinin asli ve fer’i olup olmadığı konusundadır. Davacı kendisine ait tarlaların davalı tarafından ortaklaşa kullanıldığını, bu evin de bu nedenle kendisine tahsis edildiğini ve zilyetliğin fer’i olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık davalı ise taşınmazı 30 sene önce davacının babasından bir keçi karşılığı satın aldığını ve zilyetliğinin asli olduğunu bildirmektedir. Davalı, satım olgusuna ve bu nedenle malik sıfatıyla taşınmaza zilyet olduğunu ileri sürdüğüne göre savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalının savunması itibariyle davada kanıtlama yükümlülüğü davalıya aittir. Davalıya bu konuda olanak tanınmalı, bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. … ”

2-) Y. 3. HD, T: 19.12.1983, E: 1983/4524, K: 1983/5037:

“ …dava konusu yerin davalının tasarrufu altında olup, davacıya fiilen teslim edilmediği hususlarında tarafların sözleri birleşmektedir. Zilyetlik genellikle bir şey üzerinde fiili tasarruf ve hâkimiyeti ifade eder. Diğer bir deyimle zilyetliği iktisap edenin o şey üzerinde doğrudan doğruya tasarruf ve fiili iktidarı elde etmesi ile tamam olur. Bundan sonra iktisap edenin o şey üzerinde tasarruf edebilmek için hiç bir engelle karşılaşmaması gerekir.

Kiracı, kiralanana zilyet ise ancak ve sadece zilyedliğinin ihlali dolayısıyla maddi tazminat davası açabilecektir. Zira, her ne kadar kiracının hukuksal durumu (fer’i zilyet) olarak nitelendirilirse de, soyut kira sözleşmesi, kiracının taşınmazda fer’i zilyet olduğunun kabulüne yeterli sayılmaz. Çünkü taşınmaz mal kiracıya geçerli şekilde teslim edildikten sora kiracının fer’ i zilyetliği başlar.

Olayda davacı, mal sahipleri ile yaptığı kira sözleşmesine dayanarak, kiralananı işgal eden davalı aleyhine bu davayı açmıştır. Oysa ki, davacının kiraladığı yere ait böyle bir dava açabilmesi için evvelemirde kendisinin zilyet olması lâzımdır. Çünkü bu nevi davaları açmak hakkı asli veya fer’i zilyete aittir. Bunda davacının zilyetliği olmadığından mal sahipleri ile yaptığı sözleşmeye dayanarak taşınmaz malı işgal eden aleyhine dava açamaz. Olsa olsa kiralayandan kiralanan yerin teslimini veya kiralananın teslim edilmemesinden doğan zararlarının tazmin edilmesini isteyebilir. Bu itibarla davacının dava hakkı olmadığı nedeniyle reddedilmek icap ederken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. … ”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

II. Aslî ve fer’î zilyedlik

Madde 888

Zilyed, bir irtifak yahut irtihan hakkı yahut şahsi bir hak teffiz etmek için bir şeyi başkasına teslim ettiği takdirde bunların ikisi de zilyedliğe malik olur. Bir şeyde malik sıfatı ile zilyed olanlar o şeyin aslen zilyedleri ve diğerleri fer’an zilyedleridir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 888 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Ancak madde İsviçre Medenî Kanununun 920 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Birinci fıkrada, yürürlükteki metinde yer alan “bir irtifak yahut irtihan hakkı yahut şahsî hak tevfiz etmek” ifadesi yerine “bir sınırlı aynî hak veya kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak” ifâdesi tercih edilmiştir. Çünkü “sınırlı aynî hak” deyimi hem irtifak hem de rehin haklarını ifade eden tek bir deyimdir. Ayrıca kişisel hakların doğumu değil, kişisel hakların kullanılması için malın teslimi söz konusu olur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

II. Selbständiger und unselbständiger Besitz

Art. 920

1 Hat ein Besitzer die Sache einem andern zu einem beschränkten dinglichen oder einem persönlichen Recht übertragen, so sind sie beide Besitzer.

2 Wer eine Sache als Eigentümer besitzt, hat selbständigen, der andere unselbständigen Besitz.

2-) CCS:

II. Possession originaire et dérivée

Art. 920

1 Lorsque le possesseur remet la chose à un tiers pour lui conférer soit un droit de servitude ou de gage, soit un droit personnel, tous deux en ont la possession.

2 Ceux qui possèdent à titre de propriétaire ont une possession originaire, les autres une possession dérivée.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.