Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 993

a. Yararlanma

III. Sorumluluk

1. İyiniyetli zilyet bakımından

a. Yararlanma

Madde 993 - İyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir.

İyiniyetli zilyet, şeyin kaybedilmesinden, yok olmasından veya hasara uğramasından sorumlu olmaz.

I-) Yargı Kararları:

1-) YİBK, T: 10.07.1940, E: 1939/2, K: 1940/77:

Bkz. madde 706.

2-) Y. 1. HD, T: 12.01.2009, E: 2008/10932, K: 2009/88:

“… Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davalının kayden davacıya ait çekişmeli taşınmaza haklı ve geçerli bir hukuki sebebi olmaksızın el attığı saptanmak suretiyle, el atmanın önlenmesi isteği yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.

Ne var ki, davalının çekişme konusu taşınmazda davacının payına karşılık gelen bağımsız bölümde, davacının bilgisi dahilinde bir kısım tadilatlar yaparak oturduğu, bu süre zarfında davacının, davalının kullanımına ses çıkarmadığı dava tarihine kadar da bir uyarı göndermediği (ihtar çekmediği) gözetildiğinde, davalının dava tarihine kadar, davacının izniyle taşınmaz(a) tasarruf ettiği, dava açmakla da muvafakatın geri alındığının kabulünde zorunluluk vardır.

Bu durumda davalının, kötü niyetli zilyedin mülkiyet hakkı sahibine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatından (ecrimisilden) sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. … ”

3-) Y. 3. HD, T: 12.07.2005, E: 2005/7602, K: 2005/7874:

“… Davada, İl Özel İdare Müdürlüğüne ait taşınmaza, cami ve müştemilatı inşa eden davalı Cami-Kur’an Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneğinin haksız işgali nedeniyle ecrimisil istenilmiş; mahkemece fuzuli şagil olarak davalı derneğin ecrimisille sorumlu olduğu kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ecrimisil, kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü bulunduğu bir tazminattır (TMK. md. 995). Aksi taktirde zilyet iyi niyetli ise, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir (TMK. md. 993).

3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi kamunun ortak kullanımına ayrılan cami ve benzeri yerlerin; Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idareler adına tespit edileceğini öngörmüştür. … Bununla birlikte kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılmasının özel hükümlerle düzenleneceği belirtilmiştir (TMK. md. 715/3).

Özel hükümlerden biri de; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 4379 sayılı yasa ile değişik 35. maddesidir. … cami ve mescitlerin yönetiminin Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesi gerektiği benimsenmiştir.

Bütün bu yasal düzenlemelere göre, kamunun yararlanmasına mahsus, kamu mallarından olan cami ve müştemilatlarının, kamu tüzel kişileri dışında, özel ve tüzel kişilerin (vakıf, dernek, özel şahıs vs) mülkiyetine konu olamayacağı gibi, bu gibi yerlerin yönetim ve fiili tasarrufunun da …” (gerçek) “… ve tüzel kişilerde bulundurulmayacağı kabul edilmiştir.

Somut olayda, davacı idareye ait taşınmaza ilgili dernek tarafından cami ve müştemilatı inşa edilmiş ise de tüm bu yapılar yukarıda sözü edilen yasalar gereğince ve fiilen Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmiş, Başkanlıkça din görevlileri atanmak suretiyle fiilen kullanım sürdürülmüştür.

O halde davalı derneğin eylemli bir işgali olmadığı ve hukuken de tasarrufunun söz konusu olmadığı bir konuda fuzuli şagil kabul edilip ecrimisille sorumlu tutulması yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere açıkça aykırı olup hüküm bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; davalı derneğin kamu yararına hareket ederek cami ve müştemilatını inşa edip Diyanet İşleri Başkanlığına devrettiği, böylece kötüniyetli zilyet olmadığı (TMK md. 995) dolayısı ile ecrimisil koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. … ”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

III. Mesuliyet

1- Hüsnü niyetle zilyedlik

a) İstifade

Madde 906

Hüsnü niyetle zilyed olduğu şeyden mevcudiyetine kani olduğu hakkına muvafık surette istifade eden kimse, o şeyi iade ile mükellef tutulduğu kimseye karşı bu yüzden hiç bir tazminat itasına mecbur olmaz.

Hüsnü niyetle zilyed olan kimse, gerek ziyadan gerek hasardan mesul değildir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 906 ncı maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Ancak birinci fıkranın ifadesi kaynak Kanunun 938 inci maddesinin Almanca metni dikkate alınarak düzeltilmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

III. Verantwortlichkeit

1. Gutgläubiger Besitzer

a. Nutzung

Art. 938

1 Wer eine Sache in gutem Glauben besitzt, wird dadurch, dass er sie seinem vermuteten Rechte gemäss gebraucht und nutzt, dem Berechtigten nicht ersatzpflichtig.

2 Was hiebei untergeht oder Schaden leidet, braucht er nicht zu ersetzen.

2-) CCS:

III. Responsabilité

1. Possesseur de bonne foi

a. Jouissance

Art. 938

1 Le possesseur de bonne foi qui a joui de la chose conformément à son droit présumé ne doit de ce chef aucune indemnité à celui auquel il est tenu de la restituer.

2 Il ne répond ni des pertes, ni des détériorations.

V-) Yararlanılabilecek Monografiler:

Feyzi N. Feyzioğlu; Zilyedlikte İadenin Mevzuu ve Şumulü, Hususiyle “Ecr-i Misil” Meselesi, İstanbul, 1958.

Burak Özen; Haksız Zilyetlikte İade, İstanbul, 2003.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.